Kahve falı oldukça eski ve son derece klasik bir kehanet yöntemidir. Öncelikle Müslüman ülkelerde, özellikle de Türkiye'de çok geçerli bir fal şeklidir. Kahve fincanı telvesinin oluşturduğu şekillere bakarak yorumlanır. Yorum çoğunlukla fal bakan kişinin içinden hissettikleri ile ağırlık kazanır.
Kahve falına bakan kişi, fincanın içindeki şekillere bakarak, kendi yorumunu da ekleyerek, karşısındakine anlatır.Tabidir ki,her kahve falına bakan,kahve falından anlıyor anlamına gelmez.Fala bakan kişinin,konsantre oluşu,olayları yorumlayış şekli,o anki ruh hali, o kişinin ne derece,bu faldan anladığının göstergesi olur. Çünkü, fala bakan kişi, çevresine bir enerji yayar.Bu enerji, karşısındaki insanın enerjisini baskı altına alır ve olayları yorumlar.
Yüzde yüz olmasa da, çoğu kez, söyledikleri doğru çıkar.Bunun nedenlerinden birisi, bakan kişinin altıncı hissinin çok güçlü olmasındandır.
Burada bir konun, altını ısrarla çizmek isterim.Kahve falına bakım esnasında ve sonrasında, baş ağrısı, terleme, sıkılma, esneme ,bunaltı, gibi haller görüldüğünde, derhal o ortamdan uzaklaşmak yada bilinen duaların okunması tavsiye olunur.
Çükü genelde, bu tip fala bakan kişinin cinlerle irtibatı olması muhtemeldir. Bazen,bakan kişi bile böyle bir yardım aldığını bilmez.
FİNCAN FALINA NASIL BAKILIR?
Şimdi fincan falına nasıl bakılacağını beraberce inceleyip, birlikte bir fal bakalım.
Eğer fal belirli bir niyetle kapandıysa, fal ona göre yorumlanmalıdır. Maamafif Kahve falları genellikle neyse halim, çıksın falım sözü île kapatılır ve genel olarak yorumlanır.
Fincan, kulpu alta gelecek şekilde tutulur ve saat yelkovanı yönünde bakılır.
Önce fincanın dibine ve çevresine sıvanan telvenin rengini nitelendirelim.
Diyelim kahvenin rengi açığa yakındır. Bu takdirde muradınıza ereceksiniz. Yani falınız neyse çıkacak demektir. Şimdi de kahve fincanının ortasında toplanan telve miktarlarını inceleyelim,
Kahve telvesinin kimi yerleri düz bir tepe şeklinde kahve fincanının ortasında beklenmiştir, bu biraz sıkıntınız var demektir, ama öbek kenarlara doğru alçaldığı için sıkıntınız kısa süreli olacak anlamına gelir.
Eğer telve öbeği fincanın yanlarında olup, hangi yana yakınsa o yandaki yorumlar biraz problemli sayılır.
Şimdi de fincanı soldan sağa doğru yavaş yavaş çeviriyoruz ve şekillerin üzerinde durarak, yorumlarımıza devam ediyoruz,
Hemen sol tarafta biri kısa, diğeri uzun iki yol var...
Bu yollardan uzunu, tam orta yerinde kapanmış, fakat sonradan açılarak devam etmiş, Bu takdirde kısa yolu yakın bir zamanda yapıyorsunuz fakat uzun yolun yarısından dönüp yolculuğunuzu ileri bir tarihe erteliyorsunuz.
Yolların kısa olanının sonunda küçük bir öbek var
Bu takdirde, yolu yaptıktan sonra bir kısmet alıyorsunuz.
Kısmetiniz elinize çabuk geçip geçmemesi, yolun kısalık ve uzunluğuyla orantılıdır,
Fincanı biraz daha döndürüp inceliyoruz,
Uzun boylu bir insanla, kısa boylu, şişmanca bir kadın şekli görüyoruz.
Diyelim ki siz uzun boylu bir erkeksiniz. Eğer bu şekil yan yana duruyorsa, eğer aileniz içinde ya da tanıdıklarınız arasında o şekile benzetebileceğiniz biri varsa, o kimse ile birlikte bir işiniz var demektir.
Bir önceki yorumumuzda yollardan söz etmiştik.
Yorumlarımız, bir önceki şeklin devamı olduğu için. demek ki bu kadınla müştereken yapacağınız iş, bu yolun yapılıp yapılmamasıyla ilgilidir.
Eğer yüz yüze duruyorsanız, o kimse ile yüz yüze gelip konuşuyorsunuz demektir.
Veyahut birbirinize arkanız dönükse yolu yaptıktan sonra yapacağınız işte onun desteğini görmüyorsunuz anlamındadır.
Fincanımızı biraz daha çevirdik ve bir yumurta şekli gördük. Bu şekil büyük bir kısmet demektir. Ancak yumurtanın küçük ya da büyük oluşu, kısmetin büyüklüğünü veya küçüklüğünü gösterecektir.
Yumurtayı inceliyoruz... Yumurtanın yarısı tam teşekkül etmiş, diğer yansı ise belirsiz, Şu halde, bir kısmet alacaksınız, fakat bu kısmetin geliş sekli ve zamanı belirsizdir. Yumurta şeklinin hemen yanında bir de kuş var. Bu takdirde alacağınız kısmet, kuşun hemen ağzında demektir. Kuş da süratli hayvan olduğu için, bu kısmeti çok yakın bir zamanda alacaksınız demektir Ancak kuşun hemen arkasında da bir masa görünüyor. Bu sefer de, bu kısmet bir anlaşma sonunda gelecek anlamındadır. Masanın arkasından ise bir kapı görünüyor. Bu da, bu kısmeti devlet kapısından alacağınızı gösteriyor
Görülüyor ki, yapılan bütün yorumlar, şekillerle birbirini izlemektedir.
Bu halde fincan falına bakarken şekilleri çok dikkatle inceleyecek, verdiğimiz 20 maddelik şekillere benzetmeye çalışacaksınız,
Şekil tam benzemeyebilir ama andırabilir... Bu takdirde de hiç çekinmeden verdiğimiz şekildeki yorumu yapabilirsiniz.
Fal bakarken konuşma güzelliğini dinleyeni kendinize bağlamayı unutmamalısınız.
Erkek olsun, Kadın olsun, bir toplantıda muhakkak fal baktırmak isteyenler çıkacaktır.
Ve siz bu toplantının gözbebeği olabilirsiniz.
TABAK FALI
Genel olarak sekileri 20 maddede topladıktan sonra, şimdi de kahve falına geçip, telvede görülen bazı şekiller ve anlamlarını görelim.
Fincandaki fal bakıldıktan sonra, kahve tabağındaki telve, yukarıda belirttiğimiz şekilde fincana dökülüp, tabağımızı dik tutarak inceleriz...
Tabak gözle dört eşi parçaya ayrılır.
Üs iki parça olumlu, alt iki parça olumsuz sonuçlardır.
Sol üst parça hemen olacak işleri, sağ üst parça ise vadeli olacak işleri gösterir.
Aşağıdaki parçalar da, yukarıdaki parçaların tamamen tersi olarak yorumlanır.
Tabağa bakarken, fincan falındaki yorumlar esas alınır.
TABAĞA BAKMA
Kahve tabağının içindeki telveyi süzdük, Tabağı dik tuttuk ve gözümüzle dört eşit parçaya böldük.
Şimdi yapılacak iş, fincandaki gördüğümüz şekilleri ya da benzerlerini bu bölümler içinde aramak olacaktır.
Fincan falından önce, renge bakmıştık.
Tabak falında da önce renge bakarız. Renk ne açık ne de koyudur.
Fincanda, rengi nasıl görmüştük?
Hatırlayacak olursanız, fincandaki yorumumuzu şöyle yapıyoruz, Tuttuğunuz murat er ya da geç olacaktır.
Şimdi de tabakta toplanan telvenin şeklice bakalım. .
Bu arada telvedeki şekiller hakkında olması muhtemel bilgiler verelim...
Göksel cisimlerin insan karakteri ve Kaderi üzerine olan etkilerinin neler olduğunun araştırılmasına ve anlatılmasına denir. Yunanca yıldız anlamına gelen 'astro' ve bilgi anlamına gelen 'logos' kelimelerinden türemiştir. Nasılki Feng Shui Dünyasal Cisimlerin ve tasarımların insan yaşamı üzerine ve yaşamına olan etkilerini inceliyor ve yorumluyorsa, Astrolojide Göksel cisimlerin insan karakterini oluşturan ve hayatlarına yön veren etkilerini araştırır ve bundan haberdar eder. Astroloji Fal sanatı ya da ilmi olmamıştır.
Falcılık aynı zamanda Büyücülüğe girerki, bu asla astrolojiyle alakalı değildir. Metoroloji yarın size havaların nasıl olucağını söyler, sizde buna göre önleminizi alırsınız. Aynı şekilde Astrolojide size gelecekte ne gibi etkiler içerisinde kendinizi hissedebileceğinizden sizi haberdar eder. Buna astrolojide Transit Etkiler denmektedir. Transit geçiş anlamına gelir yani, Gezegenlerin dönüşlerinin sizin yaşamınıza olan etkileri. Bu etkiler, gezegenlerin sizin Yıldız Haritanızla nasıl iletişim içine geçtiğiyle alakalıdır. Buna Astrolojide Açılar denmektedir.
Astroloji geleceğin ne getireceğini söylemez ya da geleceğin ne olucağını söylemez, Astroloji size gelecekte ne gibi etkiler içerisinde olucağınızdan sizi haberdar eder. Eğer Uranüs Transiti (geçişi) yaşıyorsanız, size bunu ne zaman yaşayacağınızı ve bunun sizin yaşamınıza ne gibi etkileri olucağından sizi haberdar eder.
Astrolojiye göre insan karakteri, çocuk doğduğu anda ilk nefesini aldığı anda oluşur. O anda Gökyüzü konumu ne gösteriyorsa çocuğun kaderi ve karakteri ona göre şekillenir.
Kader kavramı astrolojide şu şekilde değerlendirilir. İnsanın bir Karakter yapısı vardır. Birde buna etki eden, Göksel tesirler ( Yıldız Haritası ), Yersel tesirler ( Feng Shui ), Aile, Doğduğu Ülke, Doğduğu Şehir ya da Köy' ün karakter oluşumunda etkisi çoktur. Bütün bu bileşenler Yıldız Haritası' nın yorumlanmasında çok önemli bir yer teşkil eder. Yıldız Haritası bütün bu bileşenlerin çerçevesinde yourumlanmasını gerektirir. Dolayısıyla Astrolog'un bu bileşenleri analiz edebilmesi için, o kişiyle birebir irtibat kurması gerekirki! Yıldız Haritası' nı doğru youmlıyabilsin.
Astroloji insan karakterine ve yaşamına tek tesir eden tek etki değildir. Astroloji DNA'larımızdan gelen, Anne, Baba, doğdukları Ülke ve onların yaşam biçimlerinin hepsinin insan yaşamı ve karakterine olan etkilerini kabul eder. Yıldız Haritasında, görünen potansiyel etkiler, kişinin doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı, bulunduğu ortam ve konumlarla çok yakından ilişkilidir.
Eskiden Astrologlar Efemeris (Ephemeris) (Gök Günlüğü ya da Yıldız Günlüğü) adı verilen ve Gökyüzü konumunun Gün, Ay Ve Yıl olarak gösteren bir kitap ve Ev Tablolarını gösteren (table of houses) kullanarak Yıldız Haritası grafiğini çıkartırlardı. Günümüzde ise artık teknolojinin nimetlerinden yararlanılıyor. Bilgisayarlar her tür veriyi anında hazır hale getiriyor.
Fala inanmayın ama falsızda kalmayın..! Bu sözü duymayanınızın olduğunu sanmıyorum. Peki hiç düşündünüz mü nasıl oluyor da oluyor..?
Herkes yaşamındaki bazı dönemleri merak eder. O dönemler özel dönemlerdir. Acaba o dönemlerde neler olacaktır? Gelecek öğrenile bilinir mi? Buna imkan var mı?
Fallar çok çeşitlidir. Dünyada kullanılan yada bilinen fal sayısı binden fazladır desek abartmış olmayız.
Her Şeye rağmen gelecek yinede belli ortamlar ve metotlar içinde görülebilir.
Falların hepsinde amaç hep aynıdır. Geleceğin görülmesine çalışılır. Bunların bazıları üst düzeyde bilgi gerektiren mistik veya akült yöntemlerdir. Daha da ötesi doğuştan gelen bazı algılama yöntemleridir. Benim burada sizlere açıklayacağım fallar bunların dışında; Mistizm gerektirmeyen yöntemler olacaktır.
Uğurlu çiçekleriniz : Kırmızı gül, sarı krizantem, orkide
Uğurlu kokunlarınız : Misk, portakal çiçeği, gül
Uğurlu müzik : Neşeli parçalar
En bilirgin özelliğiniz : Cömertlik
En büyük emeliniz : Zirveye çıkmak
En büyük hatanız : Övünmek
En büyük arzunuz : Sahip olmak
Aslan
burcunda doğan kişiler yüce gönüllülükleri ve hareketli kişilikleri ile
tanınırlar. Aslan için başka söze gerek yoktur. Aslan kraldır,
önderdir. Başkalarının yaşantısını bile onlardan daha iyi
düzenleyebileceğine inandıklarından karşısındakilerde bunu kabul
ederlerse her şey yolunda gider.
Bu burçta
doğan kişilerin belirgin bir kaç özellikleri vardır. Her şeye karışmak,
kibir ve fazla dogmatiklik. Aslan burcunu tanımlayan cümle "KUMANDA
EDERİM" dir. Güneş gibi onlar da hep sahnede ışıl ışıl parlamak ve odak
noktası olmak isterler.
Aslanlar
askıya gelmeyen birici sınıf örgütleyicilerdir ve yetke alıştırması
yapmak başlıca özelliklerindendir. İstediklerini kabul ettirmek onların
huyudur. Hayran olunmaya bayılırlar. Yi zamanlarında heyecanlı,
etkileyici, güler yüzlü, başkalarını yaşamına bile ışık getiren, dahası
bunu görev olarak kabul eden sevimli, iyimser kişilerdir. Adaletli
davranmamışsanız bile yüce gönüllü davranır fakat çok kızmış ise
kurallara yakışır bir şekilde hemen düzelterek kendisini kralla eşit
sayan densizin uygun bir biçimde geri çekilmesini isterler. Her zaman
dürüstçe ve mertçe dövüşür, hiç bir zaman arkadan vurmaza.
Bağışlayıcı
olmalarına karşın kişiliklerine ilişkin konularda aşırı duyarlı olur,
olayın ağırlığı ile orantılı olarak kolay unutmazlar.
Aslanlar
genellikle başaralı olurlar ve bununla da övünürler. Zor durumda
aldıkları zaman şans onlara yardım eder ve Güneş onları en karanlık
günlerinde aydınlatır.
Gelişmemiş
aslan tipleri fazla züppe ve aşırı gururlu olurlar. Kimi zaman
palavracı olabilir, sahip olduklarından daha fazla şeyi varmış gibi
gösterebilirler. Başkalarını hemen eleştirir, zaman zaman son derce
resmi olurlar.
Aslanlar
lükse ve zevke düşkündürler. İstediklerini almak için borca girebilir,
hovardaca giyinir, pahalı şeyleri isterler. Aslında para onlar için
amaçlarına ulaştıracak bir aratır
Aslanlar
içten kendine güvenen, açık sözlü insanlar oldukları için herkesin
kendileri gibi dürüst olduğunu düşünür ve tersi davranışlarla
karşılaştıklarında hem üzülür hem de öfkelenirler. Gururlarından dolayı
kendilerinden asla kuşkulanmazlar. Doğru karakter analizi yapamaz,
yanlış arkadaş seçerler. Sorumluluk taşıyan bir konumda oldukları zaman
bu güveni hakketmek için ellerinden geleni yaparlar. Böyle bir konuma
ulaşmazlarsa da haylaz, tembel, hırçın ve geçimsiz olurlar.
Aslanlar
dramatik olaylara bayılırlar. Kendilerini sahnede soylu dramatik bir
rol oynar gibi göründüklerinden oynadıkları rol gerçeğin ta kendisidir.
Rol yapacakları bir ortam yoksa yaşamı sahne olarak kabul eder ve kendi
kendilerine oyarlar. Beğenmedikleri bir işi yapmak zorunda kalırsa
savsaklar, kötü bir şey yapmaktansa hiçbir şey almamayı yeğ tutarlar.
Aslanlar
çok savurganlardır. Para ellerinden sanki akar gider. Genel
görünümünden hemen olayı kavrar , tekrardan hoşlanmazlar onlara aynı
düşüncede olmasınız bile onları yönetmesini becerirsiniz
beğenildiklerini düşünüp yatışırlar. Genellikle entelektüel bir
tartışmada olduklarından fazla bilgili görünürler. Ender olmakla
birlikte depresyonla yıkılır, fakat kendilerini çabuk toparlarlar.
Aslanlar
çok zor evlenirler. Asan burcu yükselen kişiler bile duygusal bir
ilişkiye giderken dikkatli olmalıdırlar. Aşklarını çok büyüleyici bir
biçimde belli ederler. Aslan kadınları evliliklerini kumanda etmek ve
evde başrolü oynamak isterler. Kadın olsun erkek olsun uygusal
ilişkilerinde kedi-fare oyunu onamayı severler. Hoşlandıkları kişiyi
elde etmek için türlü risklere girerler. Flörtlerinde dürüst davranır
ve andırmazlar.
Aslanlar
aktör, dansöz öğreten, idare müdürü, kuyumcu ya da kendilerini
gösterebilecekleri herhangi bir işte başarılı olurlar. Patronları
saygıdeğer bir kişi , iş de hoş ise köle gibi istekle çalışırlar.
Kasvetli e sıkıcı işlere hiç elemezle. Şerefli aptal, dar kafalı, kötü
bir yönetici ise ya o ya da şef işte ayrılmalıdır. Dinlemeye, baka
şeylerle uğraşmaya zaman ayırmayabilirler ama iş ve eğlenceyi
bağdaştırabilirler. Büyük evlerde yaşamayı severler. Evlerinin görkemli
görünmesini ister, iyi bir semte ev alabilmek için borca bile girerler.
Ana-Babalığı ya büyük bir coşku ile yapar ya da hiç yapmazlar.
Çocuklarına çok baskı yaparlar. Çocukları utangaç ya da ürkek ise kendi
taşkınlıkları ile onları boğmamaya özen göstermelidirler.
Aslan
burcunda doğan çocuklar eğemezsiniz ama özenle yönetilmeye ihtiyaçları
vardır. Dünyanın en akıllı çocuğu olmadığını ona anlatmalı ama dikkatli
eleştirilmelidir, çünkü heyecanı bataanırsa aynını yinelemeyecektir.
Yengeçler
duygusallıkları ve duyarlıkları ile tanınırlar. daha çok kadınlara
yakışan bu burç yuvayı simgelediğinden yengeçler yuvalarına düşkün
olurlar. Kolay anlaşılabilir ve geçinilir tipler değildirler. İyi
günlerinde iyi kalpli, neşeli ,yardım sever, düşünceli ve
anlayışlıdırlar fakat herhangi belirgin bir neden olmadan somurtkan ve
alıngan olabilirler. Kendileri ile konuşanlara ya ters cevap verir ya a
hiç cevap vermezler. içten anlayışlı bir arkadaş olup kimi zaman
başkalarının sorunlarını can kulağı ile dinletip ardım etmek islerler
kimi zaman da yalnızca kendi dertlerini anlamaktan başkalarını
dinlemezler. Yakınlarını ve arkadaşlarını çok sevmelerine arşın bunu
pek belli etmezler. Zaman zaman herkesin konuştuğunu zannederler. Bu
olay gerçek ise de çok sor bağışlar, kendilerine yapılanı unutmazlar.
Ufak bir konuda incinirse çok üstünde dururlar ve olayı büyütürler.
Düşüncesizce söyledikleri sert sözlerle arkadaşlarını kırabilirler. Ama
kendilerini eleştirilmesinden hiç hoşlanmazlar. Bu sert görünüşlerine
karşın çok yumuşak ve iyi kalplidirler Yalnızca kendilerini korumak
için bu burcu simgeleyen yengeler gibi kabuklarına çekilir, sert
görünüşlü olurlar.
Yengeç'ler
çok karmaşık insanlardır. Kendilerini tehlikeden hissettikleri zaman
dev gibi güçlü, baz de çocuk gibi zayıf ve savunmasız olurlar
somurtkan, kötü huylu ve hırçın ya da iyi kalpli, korucuyu ve yumuşak.
Bir sarkaç gibi bu uç oktalar arasında gider gelirler. Bu sarkacın
dengede durabilmesi için Yengeçlere mutlu bir yuva güvenlik gereklidir.
Sorumluluk duyguları çok gelişmiştir. Aynı sorumluluğu karşılarından
beklerler.
Kafalarına
bir konu takılmışsa melânkolik, içe dönük ve her şeyden uzak dururlar.
Kimi zaman onları oranızda bir duvar varmış gibi hissedebilirsiniz. Bu
engeli aşan ve onlarının güvenini kazanan kişiler yumuşak, sevgi dolu
bir kişi ile karşılaşırlar.
Aşladıkları
işi yarım bıraktıkları hemen hemen hiç görülmemiştir. İşlerine
oldukları kadar sevdiklerine de bağlı olduklarından bir kez sevince
sürekli severler. Öfke onları acımasız bir düşman yapabilir ama yine de
haylaz çocuğunu seven anneler gibi sevmeye devam ederler. Yengeçler
ancak sevgi ile yönetebilirler; onlara zorla bir şey yaptırmak
isterseniz tam tersini yaparlar. Oysa aşık bir Yengeç'çe
yaptıramayacağınız bir şey yok gibidir. yengeç burcunu tanımlayan cümle
"HİSSEDERİM" dir. Ev işlerini, özellikle yemek yapmayı severler.
Burçlar kuşağının en iyi aşçılarıdırlar dır.
Yengeçler
çok kuruntudurlar ve bunu neredeyse bir sanat olarak uygularlar.
Dertlerini çoğu kez içlerine atıp gizlemeyi ve bu yüzden acı çekmeyi
severler. Bu yüzden de sindirim sistemleri bozulabilir ve hatta ülser
olabilirler. Yeri gelince hayır deme cesaretini göstermeyi,
hoşgörüsüzlük, çekingenlik ve aşırı duygusallıklarını kontrol etmeyi
öğrenmelidirler.
Yengeçler
müziğe yatkındırlardır. Bazıları dinsel jonularla çok
ilgilenirler.mistik konularla ilgilenirse kendilerini yitireceklerine
inandıklarından meraklarını gidermeye çalışır ama derinlemesine
incelemekten korkarlar.
Yengeç
burcu iyi bir iş adamı, hemşire, ev kadını, ana okulu öğretmeni,
denizci, antikacı, tarihçi olabilirler. Olağanüstü belleklerinin yardım
ile isim, tarih ve kişisel ayrıntıları hatırlamaktaki başarılarını
zekaları ve kurnazlıkları ile birleştirdikleri zaman iyi bir iş adamı
olurlar. Soylu ve dingin bir ortamda çalışmayı severler.
Yengeç
burcu anneliği de simgeler. Bu yüzden Yengeç'ler annelerine çok bağlı
olurlar.çocuklara gösterdikleri bağlılık ve sevgi yüzünden onları
rahatsız edebilir. Çocukların büyüdüğünü hiç kabul etmezler ve
onaylamadığı bir şey yaptıklarında "Ben gençken böyle bir şey yapmazdı;
ozaan her şey başkaydı" diye söylemeye başlarlar.
Yeneç
burcunda doğan çocıklar evlerini severler. Onları azarlamak yerine
"Böyle yapman beni üzüyor" demeniz yeterlidir. Çok çabuk etkilenir ve
incinirler. Dans ve yüzme konusunda başarılı olabilirler.
Uğurlu müzik : Modern batı müziği ve çok hareketli parçalar
En bilirgin özelliğiniz : Seziş
En büyük emeliniz : Yazarlık
En büyük hatanız : Gevezelik
En büyük arzunuz : Edebiyat alanında isim yapmak
İkizler
burcu insanları her işe yatkınlıkları ve çift karakterleri ile
tanınırlar. Entelektüel bir burç olan ikizleri Merküri yönettiği için
bu burçta doğan kişiler çabuk düşünür, çabuk hareket ederler. Aynı anda
birkaç işi birden yapabilirler. Neşeli ve mutlu oldukları bir anda
suratsız yada huysuz olabilirler. Dışarıdan izleyen birkaç kişi onları
anlamakta güçlük çekebilir.
Hep haklı
olduklarını ileri sürerek görüşlerini değiştirmezler. Bazen tümüyle
başka bir tutuma bürünüp bu değişkenlik tavırları ile karşısındaki
insanı çileden çıkarılabilecek duruma getirebilirler. Bir konuda
bilgisi az olsa bile bu bilgileri ustaca sıralayarak çok iyi biliyormuş
gibi gösterebilir. Blöf yapmakta şaşılacak derecede ustadırlar.
Bu burcun
insanları her şeyi nitelendirip sınıflandırmak, konuşmaları daha
anlamlı kılabilmek için sözcük üretmek isterler. Konuşmak
çalışmalarının temel taşı olduğu için özel bir önem verirler. Zihinleri
sürekli olarak bir konudan diğerine atladığından sözcükleri bir
bağlayıcı öğe olarak kullanmaya önem gösterirler. Rahat konuşma
yeteneklerinin gevezeliğe dönüşmemesine çalışmamalıdırlar. Zeki, akıllı
ve çekicidirler. Bu burcu tanımlayan cümle "DÜŞÜNÜYORUMDUR" dır.
Öğrenmeyi sever entelektüel konuların tümüyle ilgilenirler. En büyük
kusurları kararsızlıkları ve yüzeysel tartışmalarıdır. Çalışmalarında
fazla ciddi olmaz, kitaplara şöyle bir göz gezdirirler. Sürekli oturup
çalışmak onlara zor gelir. Yeni bir şeyler arayıp düşünen bir kafaları
olmasına karşın katı konular üzerinde çalışmayı yeğ tutarlar.
Merküri
haberleşmeyi yönettiğinden konuşmaya olan düşkünlükleri onların
telefonda saatlerce dedikodu yapmasına neden olur. Gazete , radyo ve
televizyonda en sevilen konuşmacılar herhalde ikizler burcundandır.
İkizler insanları için eğitim doğdukları andan itibaren gereklidir. İyi
eğitilmiş ikizler ne kadar hoş ve zarif ise, zayıf eğitim görmüş
olanlar da yaşamı başkaları için çekilmez hale getirirler.
Bu burcun
insanlarının anı anına uymaz. Değişkenlikten büyük zevk alır ama bu
yüzden huzursuz olurlar. Gerginliklerinden ötürü zihinsel ve bedensel
rahata kavuşamazlar. Aynı anda ilgilenebilecekleri birden fazla konu
varsa mutlu olurlar. Zor zamanda kontrollerini kaybetmez , beklenmeyen
çözümleri sağlayabilirler.
İkizler
burcu sinirleri olduğu gibi el ve ayakları da yönettiği için
düşüncelerini elleri ile biçimlendirmeyi severler. Bedenlerini de
kafaları kadar eğitmeli; işe el ayaklarını hareketsiz tutmaya, yavaş
yemek yemeye alışmakla başlamalıdırlar.
İkizler
eğlenceli konuşmaları, terbiyeli davranışları ile kendilerini hemen
sevdirir ama bir yere yada bir şeye bağlı kalmayı sevmezler. Bu yüzden
aşk ve aile yaşamlarını pek iyi olduğu söylenemez. Değişikliğe meraklı
olduklarından devamlı arayış içindedirler; bu yüzden de ortam
değişikliğinden ve gezmeden çok hoşlanırlar.
Paraya
özel bir düşkünlükleri yoktur ama güç ve özgürlük için isterler. Kendi
paralarına karşı tutumlu olmalarına karşın başkalarının paralarını
kolayca harcaya bilirler. Çoğu ikizler fazla maddeci olup kazançları
konusunda kurnazca davranırlar.
Bazı
ikizler yalana yatkın olurlar. Sevdiklerini, arkadaşlarını çok
eleştirirler. Yasal olmayan işlere kolayca bulaşabilirler. Kavgacı
değildirler ama tartışmayı severlere. Bu insanlar burçlar kuşağının
anarşistleridirler. Ayrıcalıklarını vurgular, kurulu düzene baş
kaldırır, kuralları çiğner, kişilere karşı koyarlar. Olgunlaştıkları
zaman başkaları ile iyi geçinmek gerektiğini öğreneceklerdir.
Yeteneklerini
tam olarak kullana bilmek için hiçbir bağlamaları olmadığını
düşünürler. Flörtçü kişilerdir. Aşk mektupları birer edebiyat yapıtı
sayılabilir. Evlendikten sonra canlılık istediklerinden ikil duyguları
metres ya da sevgilileri olmasına yol açar.
İyi bir gazeteci , radyocu, öğretmen, yazar, sekreter, gezgin satıcı, postacı ya da zanaatkar olabilirler.
Gazetecilik konuşma, yazma ve değişiklik iç güdülerini doğuracağından onlar için biçilmiş kaftandır.
Çocukların ilgisini uyandırabilir, onlara okumaları için birçok kitap verebilir.
İkizler
bucunda doğan çocuklar, arkadaşları elma şekeri yerken kitaplar
devirirler. Bu çocukların yüzeysel olmalarına ve başladığı işi
bitirmeye alışmalarına özen gösterilmelidir. Disiplinden hoşlanmaz ,
okulda arkadaşlarının konuştuklarını konuşturdukları için sık sık
öğretmenden azar işitebilirler. Disiplini ile ünlü okullarda
okutulmaları öğütlenir. Bir defter ve bir kutu kalem onları günlerce
oyalayabilir tabi başka bir konu bulana dek...
Boğalar
dikkatlerini toplama yetenekleri ve amaca bağlıkları ile tanınırlar.
Boğa burcunu tanımlayan cümle "SAHİP'İN" dir. Başkaları ile uyum
sağlamakta güçlük çekmezler. İnsanlara yardım etmekten hoşlanırlar. Bu
yüzden başı dertte olan arkadaşları Boğa'lara güvenebilirler. Boğalar
evlilik, yuva ve meslek konularında güven içinde olmak isterler. Biraz
can sıkıcı olmalarına karşın çok sabırlı , sevimli ve sıcak kanlı
kişiler olurlar. Kolay kolay riske atılmazlar çünkü kendilerini koruma
iç güdüsü çok gelişmiştir. Boğa burcu toprak grubundan olduğu için
somut şeylerle uğraşmayı sever, uygulamalı işlerde başarılı olur.
Yaşamın gerçekleri ile uğraşmakla ruhsal yönden doyuma ulaşırlar. Rahat
düşkünlüğü, zevk ve doyum bu burcun insanlarını temel özellikleridir.
Bunları sağlayabilecek koşulları elde ettikten sonra hiçbir dünya zevki
onları çekmez. Parayı rahata kavuşmak için bir araç olarak görür,
amaçlarına ulaşmakta hiçbir engel tanımazlar. Başarıya hayrandırlar.
Başarılı insanlar onları amaçları konusunda etkileyebilirler. Biraz
tutucu olduklarından kendilerine bir yaşam biçimi seçtikten sonra
onları değiştirmeleri zordur. Her şey yolunda gidiyorsa, daha iyisi
için bile olsa değişiklik gereği duymazlar.
Boğalar
çok zor kışkırtmalara kapılır ama öfkelendikleri zaman geçinilmesi zor
ve yırtıcı kişiler olurlar. Özellikle evlilik yaşamında kışkançlığını
dürterek onları çok kızdırabilirsiniz. Zaman zaman çok inatçı olur,
kendilerine ne yapmaları gerektiğinin söylenmesinden hiç hoşlanmazlar.
Onlara
yol gösterilebilir ama güdemezsiniz; Çalışkan ve dikkatli oluşlarının
yanı sıra mantıklı düşünen kişilerdir. Bir karar verdiklerinde onları
yerinden oynatamazsınız. Bir işe girişmeden önce her olasılığı göz
önüne alır, hiçbir olayın içine dalmazlar. Zamanlarını sabırla
kullanırlar.
Biraz
yavaş , pek özgün olmayan ama çok yapıcı bir zihinleri vardır. Onlardan
yeni ve parlak düşünceler beklemeyin. Merküri Boğa burcunda ise, bir
konu hakkında ne düşündüğünü sorarsanız düşüncesini size söylediği anda
tartışma bitmiştir artık düşüncesini değiştiremezsiniz. Merküri ikizler
burcunda ise tartışmaya biraz daha açık olabilirler. Dikkatli ve
programlı çalışırlar ama önemsiz değişiklik bile onları hemen altüst
eder.
Yemek
yemeyi çok severler. Bazı zayıf tipler aşırı yemekten ve içmekten
cinsel canlılıklarını yitirirler. Cinsellik, boğalar için yaşamın
vazgeçilmez zevklerinden birisidir. Sahip olma içgüdülerinin
kuvvetliliği duygusal yaşantıları içinde geçerli olduğundan, sevdikleri
kişinin tümüyle kendilerinin olmadığını hissederlerse üzülürler.
Boğa
burcunu yöneten gezegen Venüs olduğu için yapacaklarının yararlı bir
sonuç verip vermeyeceği konusunda karar alıncaya dek kendilerinden bir
şey vermezler. Ancak bağlılık duygularının güçlü oluşundan ötürü
dostlarının sorunlarını dinler, yardım etmeye çalışırlar.
Duygusallıklarının yanı sıra aydın kişiler olduklarından kendilerinden
zayıf kişilerle evlenirlerse mutsuz olurlar.
Boğalar
güçlü duygularını kolay anlatamazlar. Kimi boğalarda alçak
gönüllülüklerinden kaynaklanan aşağılık kompleksi vardır. Sevilip
sayıldıklarına zor inanırlar.
İyi bir
çiftçi, işadamı, inşaatçı, mimar, heykel tıraş, şarkıcı, kuyumcu,
banker yada muhasebeci olabilirler. Hızlı kent yaşamı yerine kırsal
yerlerde yerleşmeyi yeğ tutar, bahçe işleri ile uğraşmaktan hoşnut
olurlar. Büro çalışmasını sevmedikleri halde memurluğun garantisi ve
güvenliği onlar için her zaman çekicidir. Müzik ve el işleri boş
zamanlarının en başta gelen uğraşlarıdır.
Tutucu
içgüdülerinden ötürü genç kuşakla arlarında bir köprü kurmaları zordur.
Disiplin anlayışları çok katıdır. Çocuklarının onların düşüncelerini
beğenip beğenmediklerine pek aldırış etmezler. Onların öğrenimi için
ellerinden geleni yaparlar. Parayla alınabilecek herşeyin en iyisini
satın alırlar.
Boğa
burcunun doğan çocuklara oyuncak ve oyunlarının arkadaşlarıyla
paylaşmaları gerektiği öğretilmelidir. Disipline kolay uydukları için
okulda mutludurlar. Kurallara uymaktan hoşlanırlar. Yavaş ve gayretle
çalıştıklarından zorlanmamalıdırlar.
Uğurlu renkleriniz : Ateş kırmızısı, nar çiçeği, al
Uğurlu çiçekleriniz : Lale, gelincik, papatya
Uğurlu kokunlarınız : Manolya, lavanta çiçeği
Uğurlu müzik : Hızlı tempolu parçalar ve marşlar
En bilirgin özelliğiniz : Cesaret
En büyük emeliniz : Zafer
En büyük hatanız : Acelecilik
En büyük arzunuz : Liderlik
Koç
burçlar kuşağının ilk burcu olup, Koç'lar hareketlilikleri ve enerjik
oluşları ile tanınırlar. Koç burcunu tanımlayan cümle "BEN" dir. Bu
burcun etkisi altında doğan insanlar coşkun , yaşamayı seven, canlı
atılgan kişilerdir. Dış görünüşte çok pratik, düşünceleri yaşadıkları
ortamla çok uyumludur. Yaratıcı bir merak sahibidirler. Sürekli olarak
oyalanabilecek yeni serüvenler ve girişimler peşinde koşarlar. Atılgan
olmakla birlikte amaçsız değildirler. Kendilerini eylemle kanıtlamak
isterler, düşünmek onlara yetmez. Harekete geçmeden önce düşünmek
alışkanlığını edinirse enerjik yaradılışları yardımıyla üretken olur,
daha fazla şey yapabilirler. Yaşamdan ne istediğini bilir, onun peşinde
koşarlar. Sabırsızlıkları ve öğüt dinlemez yaradılışları
Yüzünden zaman zaman güç duruma düşer, başladıkları işi çoğu kez bitiremeden bırakırlar.
Yeni
şeylere başlamaya bayılır, fırsatları daha iyi değerlendirirler.
Yaptıkları başkaları tarafından onaylanması onlar için çok önemlidir
.Çabuk saldırıya geçer patavatsızca dahası kavga edercesine konuşurlar.
Konuşmaları akıcı olmasına karşın konuyu abartır, gerçeği
değiştirirler. Anlattıkları dinleyiciye çekici bir biçime sokmak için
hayal güçleri ile olaya renk katarlar. Bu yüzden de hiç iyi diplomat
olamazlar. Saflıkla pöhpöhlenmeye bayılırlar, ancak övgünün içten
olmadığını anlayınca yıkılırlar.
Dürüstçe
eleştirilmediklerini anlarlarsa işlerini bırakır, bazen de öç almaya
kalkarlar. Hareket etmek onlar için planda geldiğinden kısıtlanmaktan
nefret ederler.
Amaçlarına
ulaşma konusunda çok tutundurlar. Bu yüzen her şeyi bir anda
yitirebilirler. Dik kafalı olduklarından nedenler konusunda konuşmak
istemezler. Olaylar onlara uyacak şekilde gelişmez ise sinirli ve
huysuz olurlar.
Çabuk öfkelenir fakat çabuk yatışırlar, ancak olumsuz Koç'lar öfkelerini uzun süre korurlar
Başkalarına
yardım etmeyi severlerse de temelde çok bencildirler. Yardımı sadece
sahnenin ortasında kalabilmek amacıyla yaparlar. Bencilliklerini
çeşitli şekilde ortaya koyabilirler. Örneğin, kötü bir yalancı
olabilmelerine karşın ufak bir zahmete katlanmamak için pervasızca
yalan söyleyebilirler. Yine de onları kolayca duygulandırabilirsiniz.
Her zaman
gergin ve huzursuzdurlar. Zor koşullara istediklerini elde edinceye
kadar katlanabilirler. Tehlikeden korkmaz, kendilerini kolayca
tehlikeye atabilirler. Ya cesaret madalyası kazanır ya da yalnızca
dikkatsiz ve tehlikeli bir sürücü olmakla ün salarlar. Yaşamayı
sevdikleri için birinci olmak, herşeyin en iyisini yapmak isterler.
Servet ve rahatlıktan çok ün peşinde koşarlar.
Söz
sahibi olmak için mantık ve diplomasi yerine zor kullanabilirler.
Tutkularının yanı sıra eğitimden, deneyden yoksun iseler çok aptal
görünebilirler. Yenilgiyi hiç kabul etmediklerinden başarısızlıktan
yılmaz, yeni serüvenlere atılmaktan çekinmezler. Kendilerini yeterince
özgür hissediyorsalar hem işlerinde hem de kişisel ilişkilerinde daha
uyumlu davranırlar.
Koç
burcunda doğan kişiler her şeyi daha çabuk kavrayıp zaman zaman hiciv
yapar ve hiç olmayacak yerde herkesi güldürürler. Ancak hızları onlar
için bir tehlikedir çünkü konudan konuya atlar ve bir mantık dizisi
kullanmazlar. Doğum haritasında Merküri Balık bucuna düşmüşse daha
yavaş düşünürler, fakat tepkileri yine hızlıdır. Unutkan olabilirler ve
şaşırırlar. Karasızlarından ötürü bazen aptal bir görünüş alabilirler.
Cinsel çekiciliklerini göstermeyi severler.
Koç
burcunda doğanlar iyi bir ruh doktoru, maden işçisi, kaşif, mühendis,
itfaiyeci, silah yapımcısı, dişçi ve profesyonel sporcu olabilirler.
Yavaş , dingin ve güvenli işleri sevmezler. Yarışmayı gerektiren
işlerde, gürültülü bir ortamda hele de sorumlu bir konumda iseler ,
içgüdülerini kullanarak çok başarılı olurlar.
Koçlar
önce ben dedikleri gibi önce benim çocuğum derler. En büyük yanlışları
ise çocuklarının okulda başarılı olması için zorlamalarıdır.
Koç
burcunda doğan çocuklar enerji doludurlar. disipline karşı gelirler ama
disiplin onlar için çok önemlidir. Ders çalışmak için yeterli sabırları
olmadığından hemen oyuna koşarlar. Karneleri tembellik, dikkatsizlik ve
ilgisizliklerini gösterir fakat pratik yolunu buldukları zaman
enerjileri onlara yardımcı olur.
İnsanlığın varoluşundan bu yana gelecek ile ilgili ön görüntüler elde etmek için ve önceden öğrenme dürtüsü ile fallar ön plana çıkmış ve bundan da kehanet sonuçları ortaya çıkmıştır.
Kahve falı oldukça eski ve son derece klasik bir kehanet yöntemidir. Başta Türkiye olmak üzere özellikle Müslüman ülkelerde çok geçerli bir fal şeklidir. Kahve fincanın telvesinin oluşturduğu şekillere bakarak yorum yapılır çoğunlukla fal bakan kişinin içinden hissettikleri ve yaratıcılığı ile ağırlık kazanır. Kahve falına olan merakım uzun yıllar önce bir merak ile başladı ve halen de devam ediyor.
İşte ben de öyle başlamıştım kahve falına bakmaya. Arkadaşlar, yakınlar derken bir de baktım ki ben fal bakıyorum ve çıktı, bildin demeler başlayınca ben de şaşırmaya başladım. Fakat bu durum benim üzerime de bir yük bindirmeye başladı.Yani hep çok şeyi bilmem ve doğruyu söylemem isteniyordu ama yok öyle bir şey. Ben ne medyum ne de falcıydım. Sadece hissettiklerimi şekillere göre süsleyerek anlatıyordum. Benim eğlence olsun diye baktığım fallar çok ciddiye alınmaya başlamıştı. Ama bir gerçek vardı ki, kimse kötü bir şey duymak istemiyordu. Bu da işimi zorlaştırıyordu.
Bu uzunca zamandan sonra bugünlere geldi fakat beni son zamanlarda sıkan, zorlayan durumlar olaylar olmaya başladı. Örneğin, ara sıra sohbet ettikten sonra kendisine eğlence olsun diye fal baktığım, eşinden yeni ayrılmış olan bir arkadaşım, sanki gelecek ile ilgili duymak yada yaşamak istediği güzellikleri bu ufak fincanın içinde görmek istediği için, bana her gün, hatta bir günde birkaç fal baktırmaya başladı. Aynı zamanda kahve ve sigara tiryakisi olan bu arkadaşım, artık küçük değil büyük nescafe fincanında Türk kahvesini içtikten sonra fal baktırıyordu. Kızayım mı yoksa onu mutlu etmek için güzel sözleri mi sıralamalıydım, şaşırmıştım. Onu kırmak da istemediğimden, onun hoşlanacağı birkaç cümle sarf etmeye başladım. Ama bu bu güzel cümlelerin ve bakışların sonu gelmiyordu. Sonunda da isyan bayrağını çektim. Artık bakmayacağım dedim. Ama ne oldu ? Bu arkadaşım bana küstü.
Bu adı geçen arkadaşım, üstelik eğitimli ve bir kamu kuruluşunda üst düzey yöneticilik yapmış biri. Bunun gibi niceleri var. Falın gerçek olmadığını, anlatılanların, söylenenlerin yalnızca bir temenniden öteye gitmeyeceğini bilmiyorlar mı? Bugün Türkiye’de nice eğitimli insanlar var ve umutlarını, geleceklerini, çaresizliklerini fallara, büyücülere, medyumlara bel bağlayarak hayatlarını yönlendirmeye çalışıyorlar. Bu çok şaşırtıcı ama gerçek. Bunu çevremde çok yoğun olarak gördüm ve yaşadım. Geleceğini, çaresizliğini büyücülerde, medyumlarda arayanlar o kadar çok ki ?
Bu çaresizliklerini, umuda açlıklarını yine kendilerinde bulmaları gerekiyor. Unutmamalıdırlar ki, bu falları bakan, gelecekle ilgili kehanetlerde bulunanlarda insan. Kendine faydası olmayanın başkasına da faydası olmaz.
Siz yine de her kahve içtiğinizde fal baktırın ama yalnızca eğlence için geleceğinizi, yarınınızı ve umutlarınızı şekillendirmek için değil.